|
Küçüktüm. Küçük çocuklar vardı, bir gondol salıncakta sallanan, bir de Kodak’ın “Bull’s Eye" modeli elimde. Dedem askerliği sırasında Amerika’dan getirmiş, belki annem kadar yaşlı. Kullanacağım diye tutturmuşum ama! Gerisi gelmemiş. Zaman mı? 1980’lerin başı, 8–9 yaşlarındayım o zamanlar. Mekansa, doğduğum şehir, Ankara.
Ne küçükken, ne de bugünümde değişmeyen bir şey var. Fotoğraf makinesini daha elime almamışken, çekmeyi bilmezken bile severdim fotoğrafı. Dergilerden fotoğrafları keser, biriktirirdim; insanlar, mekanlar, ağaçlar, deniz, dans edenler, yiyecekler, vitrinler, sokaklar.. ama ille de fotoğraf saklardım. Demek ki fotoğraf içimde varmış, günü gelsin diye beklermiş. Peki geldi mi diyeceksiniz? Hiç sanmıyorum. Ben hala ancak çeker gibi yapıyorum. 2009 yılı başlarında kursiyeri olarak FSK’da başlayan fotoğraf çekme maceram, sokaklarında gölgelerin peşinde koştuğum Ankara’dan Eskişehir’e ve Yedigöllerin yansımalarından Side’nin gün batımlarına uzanıyor.
Özge İNAL |